ABD Pazarı İle İlgili Bilgiler

Gümrük Vergileri
ABD'nin Harmonize Tarife Cetveli çerçevesinde bütün ithal edilen mallar gümrük vergili veya gümrük vergisiz giriş sınıflandırılmasına tabidir. Gümrük vergileri, ad valorem,spesifik veya kombine olarak uygulanabilmektedir. Bu sınıflandırma için 
Gümrük vergisi ayrıca menşe ülkeye gore değişmektedir. Malların çogu en çok kayrılan ülke prensibi çerçevesinde vergilendirilmekte olup, birinci sütundaki Genel Vergi oranlarına tabidir. Bu ülkeler dışında kalan 'normal trade relations' geliştirilmemiş ülkeler için ikinci sütunda yer alan vergilere tabidirler.Bazı durumlar için gümrük vergisiz söz konusu olabilir.
Bu durumda malın bu kategoriye girdiğini ispatlamak ithalatçının mükellefiyetidir. Bu ürünler 1 numaralı Genel sütununun altında Özel başlığı altında yer alır. Genel Preferanslar Sistemi çerçevesinde tanınan vergi istisnaları bu özel sütunda yer almaktadır.
Tarife cetvelinin 9 numaralı bölümü chapter diğer istisnaları içermektedir. Burada bazı bilimsel ve kurumsal istisnalar, bireysel istisnalar ve geri gönderilen ABD menşeli mallar yer almaktadır.
http://www.usitc.gov/tata/hts/index.htm 
Tarifelerin %31'i sıfır iken, ortalama MFN tarifeleri %5 civarındadır. Tarım ürünlerinde ortalama tarife oranı %10'dur. Tekstil ve konfeksiyonda genelde tarife oranları %1530 aralığındadır. Buna rağmen bazı ürünlerde pazara girişi engelleyen kısıtlar fazladır. Bunlardan bazıları aşağıdadır.
Gıda ve tarım ürünlerinden et, konserve ton balığı, mandıra ürünleri, yer fıstığı, şeker ve şeker içeren ürünler, tütün ve tütün mamüllerinde yüksek gümrük vergilerine ek olarak gümrük vergili olarak uygulanan kotalar da pazara girişi zorlaştırmaktadır. Ayrıca mandıra ürünlerine ve sütlü hayvansal gıdalara federal düzeyde verilen bir çok destek bulunmaktadır.
FDA, ABD'ye ithal edilen ya da ithal edilecek olan gıda ürünleri için ön bildirimde bulunma zorunluluğuna ilişkin mevzuatında yaptığı değişiklikleri 7 Kasım 2008 tarihli Federal Register'da yayımlanan Nihai Kararı ile duyurmuştur.
http://frwebgate1.access.gpo.gov/cgibin TEXTgate.cgi?WAISdocID=336775268954+0+1+0&WAISaction=retrieve)
Nihai Karar, ön bildirimin, Otomasyon Broker Arayüzü (Automated Broker InterfaceABI) ya da FDA'nın Ön Bildirim Sistemi Arayüzü (FDA's Prior Notice System InterfacePNSI)) aracılığıyla elektronik olarak teslim edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Hali hazırda olduğu gibi, bilgiler, FDA tarafından incelenmek amacıyla, gıda ürünlerinin gemi ile gelmesi halinde, varış limanına varmadan en az 8 saat öncesinden, hava ya da demiryolu ile gelmesi halinde en az 4 saat öncesinden ve karayoluyla gelmesi halinde ise en az 2 saat öncesinden elektronik olarak teslim edilmeli ve tasdik edilmek zorundadır.
Yeterli ön bildirim yapılmaksızın ithal edilen ya da ithalatı önerilen gıda ürünü,reddedilmeye ya da reddedilmesi halinde alıkonmaya konu olacaktır.
Aşağıda, Nihai Karar çerçevesinde FDA tarafından ön bildirim zorunluluğuna ilişkin yapılan başlıca diğer değişikliklere yer verilmektedir:
"İmalatçı" terimi ilave edilmiş ve bazı tanımlamalarda revizeler yapılmıştır. (ürünün hangi ülkeden gönderildiği, gıda ürünü, uluslararası posta, varış limanı, kayıt numarası, taşimacı vb.) 
Ön bildirimin sunulması gereken, tahmini varış tarihinden önceki 5 takvim gününden fazla olmayan dönem a) PNSI yoluyla yapılacak ön bildirim başvurularında tahmini varış tarihinden önceki 15 takvim gününe b) ABI yoluyla yapılacak başvurular için tahmini varış tarihinden önceki 30 takvim gününe revize edilmiştir. 
Otomasyon Ticari Sistemi (Automated Commercial System) ya da bu sistemin yerini alan sistemin, bu tür işlemler için yerini alıncaya kadar, BTA'nın Bölüm 801(m)(1) maddesi çerçevesinde reddedilmiş gıda ürünleri için ön bildirim PNSI yoluyla yapılmak zorundadır. 
Ön bildirimde bulunması gereken bilgiler revize edilmiştir. 
İthal edilen ya da ithalatı yapılacak ürünün transit, depolama, ihracat ya da daha ileri manipülasyon ve ihracat amaçlı olması halinde; gıda ürünü ile ilişkili üretim yerinin kayıt numarası olmaması zorunluluğu hükmü kaldırılmıştır. 
Ön bildirimde, varış limanı içindeki tahmini gümrük noktasının da bildirilmesine yönelik zorunluluk kaldırılmıştır. 
Ön bildirimde bulunması gereken, HTS numarası sağlanması zorunluluğukaldırılmıştır. 
Söz konusu değişikliklere ilişkin Nihai Karar 6 Mayıs 2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
İmalat sanayi ürünlerinden ayakkabı (gümrük vergisi ad valorem % 9,8% 11,8 arasında değişmektedir.), deri ürünleri (gümrük vergisi bavulda ad valorem % 13, bayan çantasinda % 11,2dir.), cam ve cam mamülleri (gümrük vergisi ad valorem % 4,6), kol ve duvar saatleri (gümrük vergisi ad valorem % 5,4), saat kapları ve parçaları, seramikten duvar ve yer döşemesi, mutfak ve sofra malzemeleri, kostüm mücevherleri (gümrük vergisi ad valorem % 6,1), mekanik kalemler ve parçaları (gümrük vergisi ad valorem % 4,9) yüksek gümrük vergileriyle korunan sektörlerdir.
İş adamlarımızın ABD'de iş yapabilmek için öncelikle firma ve pazar araştırması yapmaları, ABD'li firma/firmalar ile yazışmalarında; referans vermeye, firmalarının özgeçmisi, varsa temsilcileri hakkında bilgi, sundukları hizmet/ürün ve neden iyi bir ortak veya temsilci olabileceklerine ilişkin gerekçeleri içeren teklifi anlaşilır ve kısa cümlelerle ingilizce olarak yazmalıdırlar.
Vergiler
ABD'de vergiler federal, eyalet ve yerel düzeyinde toplanmaktadır. Eyaletlerden bazılarında eyalet vergisi bulunmamakta bunun yerine yerel vergiler olabilmekte, ya da yerel vergiler bulunmayıp eyalet vergisi bulunabilmektedir. Eyalet ve yerel vergiler tüketim,gelir ve/veya satışlar üzerinden olabilmektedir. Bu vergiler federal düzeyde toplanmamaktadır. Federal düzeyde tüketim vergisi uygulanan ürünler alkol, benzin,ulaşim ve iletişim, ozon tabakasına zararlı kimyasallardır.
Her eyalet ve yerel idare (şehir, county, town) kendi özel vergi kanunlarına ve vergi toplama idaresine sahiptir.
Birçok vergi kanunu uygulayabilmek için gelirin kazanıldığı coğrafi bölgenin bilinmesizorunludur. Yabancı uyruklular faiz, kar payı, kira gibi, aylık gibi ABD'de kazandıkları düzenli gelirlerden vergi vermekle yükümlüdürler. Bu vergilerin en fazla uygulandığı oran % 35'tir. ABD'de ticari faaliyette bulunan yabancı uyruklular kar üzerinden vergiye tabidirler. 1995 Temmuz ayından bu yana yabancı uyruklu şirketlere kar üzerinden uygulanan en yüksek vergi oranı % 35, yerleşik olmayan bireyler için % 39,6'dır. Şirketler ayrıca şubeleri için de vergiye tabi olabilirler. Türkiye ve ABD arasında Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması bulunmaktadır.
ABD'nin Perakende Piyasası 
ABD pazarı, pek çok üretici ve tüketici örgütünden oluşan, özdenetimi yüksek, oldukça korumacı bir yapıya sahiptir. Belirgin bir pazar kesimlendirmesine ve kesimlere göre çesitlenen yaygın satış ağına sahiptir. Son derece çetin rekabet koşulları bulunan, sürekli alternatifini yaratması nedeniyle, yakından izlenmesi gereken bir pazar yapısı bulunmaktadır.
Perakende dağıtım kanalları çok çesitlilik göstermektedir (Büyük Perakendeciler, İhtisas Mağazaları, Katlı Mağazalar vb). Kalite sorunları, hizmet aksaması ve istikrarsızlık gibi konularda son derece hızlı tepki vermektedir.
ABD perakende pazarında satış için pazarlama çok önemli bir rol oynamaktadır. Üreticiler yüksek reklam faturaları ödemekten çekinmemektedirler. Mağazaların promosyonlardüzenlemesi de çok yaygın bir uygulamadır.
ABD ekonomisinin son iki yıldır yakaladığı hızlı büyüme trendi ve tüketici güven endeksindeki artış gibi konjonktürel gelişmeler ve ABD'de kişi başina düşen milli gelirin yüksekliği, tüketimin yüksek, tasarruf oranlarının düşük olması, hane halkının genelde iki gelirli olması gibi yapısal etkilerle perakende sektörü bir bütün olarak hızla gelişmeye devam etmektedir. Ancak, sektör alt gruplar halinde incelendiğinde kendi içinde farklı trendlerin varlığı da görülmektedir. Wal-Mart'ın başi çektigi süpermarket zincirlerinde açık arayla en büyük zincir olan WalMart,sektör için en büyük tehdit olarak algılanmakta, şirket mağaza sayısinı hızla artırarak diğer marketlerin coğrafi olarak pazara girmesini engellemeye çalismaktadir. Diğer taraftan, doğal ve organik ürün satan market zincirlerinin gittikçe daha popüler hale gelmesi sektörü zorlamaktadır.
Çok katlı mağazalarda son yıllarda karşilıklı şirket satın almalar ve şirket evlilikleri hız kazanmakta ve çok katlı mağazalar son yıllarda artan şirket zararlarıyla bir dönüşüm yapma zorunluluğu içerisinde daha lüks ürünlere yönelim trendi içine girmektedir.
ABD pazarının büyüklüğü, zincir mağazaların büyük ölçekleri ve perakende sektörünün tüketime yönelik hemen her alanda faaliyet göstermesi gibi ABD pazarının kendine has özellikleri nedeniyle, yoğunlaşma biçimlerini ana hatlarıyla alt sektörler bazında incelemek gerekmektedir. Bu çerçevede; WalMart, Costco gibi düşük fiyat ve büyük miktar sunanbüyük ölçekli süpermarketler şehir dışlarında ve ABD genelinde yerleşim alanları dağınık olduğu için küçük yerleşim yerlerinin kümelendiği bölgelere yakın yerlerde, büyük metropollerde ise şehirlerin dış çevresinde yoğunlaşmıştır.
Düşük fiyata odaklanma yerine tüketiciye yakın olmanın verdiği avantaja odaklı Safeway gibi daha küçük süpermarketler ise şehir içlerinde yoğunlaşmıştır. Yine aynı şekilde günlük kişisel tüketim ve ilaç gibi ürünlerin satıldığı daha küşük ölçekli "convenience store" veya"pharmacy" ler şehir içindeki işlek merkezlerde bulunmaktadır. Diğer taraftan, ağırlıklı olarak tekstil ürünleri satan "çok katlı mağazalar" genelde büyük metropollerin gelir düzeyi yüksek müşteriye hitap eden merkezlerinde ve "mall" adı verilen, şehirlerin dış çevresinde bulunan alış veriş komplekslerinde yer almaktadır.
Organize Perakende Sektöründeki Başlıca Mağaza Zincirleri ABD'de bulunan mağaza zincirlerinine ilişkin olarak, hacimleri itibariyle ilk dört mağaza zincirini: Wal-Mart Stores, Inc., Costco Wholesale Corporation, Target Corporation ve Sears Holding Cooperation firmaları olarak sıralandırmak mümkündür. Diğer taraftan, ABD'nin ilk beş çok katlı mağazası olarak da, JC Penney Company Inc., May Departmen Stores Co., ve Nordsrom Inc. ve Federated Department Stores Inc. firmaları sıralanabilir.
Başlıca Mağaza Zincirlerinin Yıllık Ciroları :
1-Wall Mart Stores, Inc. : 351,1 milyar dolar (2006)
2-Costco Wholesale Corporation : 60,2 milyar dolar (2006)
3-Target Corporation : 59,5 milyar dolar (2006)
4-Sears Holding Cooperation : 55,0 milyar dolar (2006)
En büyük dört zincir mağaza da dahil olmak üzere olmak üzere, zincir mağaza şirketleri ABD'nin son derece gelişmiş sermaye piyasalarında işlem gören şirketlerdir. Bu nedenle, tam anlamıyla yabancı ve yerel sermayeli ayırımı yapmak teknik olarak mümkün görülmemekle birlikte, daha genel bir değerlendirmeyle bu firmaların büyük çogunlugunuyerel sermayeli firma olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
1-Wall Mart Stores, Inc.: 1962 yılında kurulan ve ABD çapinda indirimli satış yapan bir mağazalar zinciridir. Firmanın ABD'de 1.100 adet indirimli satış yapan mağazası, 1.900 adet Supercenter'i, 95 "Neighborhood Market"i, üyelik sistemi ile çalisan toptan satışların yapıldığı 575 adet Sam's Club işletmesi bulunmaktadır. Bir hafta içerisinde bütün dünyada yaklaşik 176 milyon kişiye hizmet vermektedir. ABD dışında uluslararası olarak, Arjantin, Brezilya, Kanada, Çin, Kosta Rika, El Salvador, Almanya, Guatemala, Honduras, Japonya,Meksika, Nikaragua, Porte Riko, Güney Kore ve İngiltere'de mağaza işletmeleri bulunmaktadır.
2-Costco Wholesale Corporation: 1983 yılında kurulan, üyelik sistemi ile çalisan ve indirimli fiyatlarla toptan satış yapan bir 'warehouse' zinciridir. Costco, Mayıs 2007- itibariyle, ABD'de 376 adet olmak üzere Meksika, Kanada, İngiltere, Güney Kore, Tayvan- ve Japonya'da toplam 510 adet 'warehouse' olarak tanımlanan ve büyük depoları andıranmağazalar işletmektedir. Yaklaşik 132.00 kişiye tam ve parttime iş imkanı sağlayan Costco'nun 2006 yılı satış toplamı 60,2 milyar dolardır.
3-Target Corporation: 1902 yılında kurulan şirket ilk mağazasını 1962 yılında Minnesota'da açmıştır. Target Corporation'ın 1.488 mağazası bulunmakta olup toplam 352.000 kişiye iş imkanı sağlamaktadır. Bu mağazalarda, hazır giyim ürünleri, elektronik eşya, mücevherat, gıda ürünleri, kozmetiktemizlik ürünleri, ev ve mutfak eşyaları gibi değişik ürün grupları satışa sunulmaktadır.
4-Sears, Roebuck and Co.: 1886 yılında kurulan şirket ilk mağazasını 1925 yılındaŞikago'da açmıştır. Kendi adı altında ABD, Puerto Rico ve Kanada'da mağazaları bulunmaktadır. Sears mağazalarında beyaz eşya, bahçe bakım ekipmanının yanında hazı giyim, altın - gümüş mücevherat ve dekoratif ev eşya satışları da yapılmaktadır.
5-K Mart Corporation : 1962 yılında ilk mağazası açılan Kmart Corporation, Mart 2005'te Sears Roebuck Co. tarafından satın alınmıştır. Yeni firma yapılanmasına göre Kmart mağazaları aynı ad altında işletilmeye devam edilerek, mağazalarında önceden olduğu gibi hazır giyim ürünleri, temizlik malzemeleri, ev tekstili, mutfak ve ev eşyası satmayı sürdürecektir. ABD ve Kanada'da toplam 2.400 mağazası bulunmaktadır.
ABD Perakende sektörünün olağanüstü büyük ölçegi ve çesitliligi nedeniyle satın alma yöntemleri ile ilgili sektörün tamamını kapsayan tek bir cevap olmamakla beraber, en büyük zincir mağazaları incelendiğinde bu zincirlerin satın alma "sourcing" departmanları bulunmakta ve bu departmanlar genel stratejiyi belirlemekte ve ölçeklerin büyüklüğü ve coğrafi olarak geniş bir alana yayılması nedeniyle yerel satın almalar coğrafi bölgeler bazında "dealer" tabir edilen aracı/toptancılar, ithalata yönelik satın almalar ise dünyanın çesitli bölgelerinde ve kilit ülkelerdeki satın alma ofisleri ve/veya "dealer"lar kanalıyla yapılmaktadır.
İhtisas Mağazaları ve Katlı Mağazalar
İhtisas mağazalarına örnek olarak Bed Bath & Beyond, Linens'n Things, Crate & Barrel,Cost Plus, Restoration Hardware, Fortunoff ve benzerleri gösterilebilir.
ABD'de yaygın zincirler oluşturan bu grup içinde, konusunda çok çesit bulunduran türleri(Bed Bath & Beyond, Linens'n Things ....) olduğu gibi, daha ziyade konseptleri ve keyifli alışveriş ortamları ile bilinenleri de (Crate&Barrel, William Sonoma, Pottery Barn, vb) mevcuttur. Birinci gruba münhasır ürün yanı sıra standart ürünler de satılabilir; ikinci gruba ise ağırlıklı münhasır ürün gerekecektir. Aynı üründen diğer perakendecilere verilmesini istemezler. Bu nedenle tasarım noktasında birlikte çalisilmasi anılan mağazaların tasarımcılarının görüşlerinin alınması mümkündür.
Katlı mağazalara örnek olarak ise Sears, J.C.Penney, Kohl's, Macy's, Marshall Field's,Bloomingdale's, vb. gösterilebilir.
Büyük perakendeciye ve ihtisas mağazalarına pazar payı kaybeden katlı mağazalar birleşme yoluyla güç kazanmaya çalismaktadir. Daha fiyatlı ürünlerin satıldığı, yoğun markalar arası rekabetin yaşandığı bu alışveriş ortamında kalite, dizayn ve tanınmış marka ile yer almak gerekmektedir. Kendi markalarıyla da (private label) ürün alan katlı mağazalar farklılaşma ihtiyacında olduklarından özel ürün tekliflerine olumlu yaklaşmakta,ancak giderek fiyatları aşağı doğru zorlamaktadırlar. Bu kategori ile de direkt çalismak mümkün olduğu gibi, ABD'li markalar, ABD'de stil yaratan distribütörler vasıtasıyla '64a satış yapılabilir.

Menşe Kuralları

1- Genel Olarak Menşe Kuralları

Farklı ülkelerden gelen ürünlerin uygulamadfarklı muameleye tabi olması menşe kurallarınihtiyacın doğmasınneden olmuştur. Dış ticaret üzerinde herhangi bir kısıtlamanın veytercihli tarife uygulamasının bulunmadığı durumlarda, eşyanın menşei yalnızcistatistiki verilerin tutulabilmesi açısından önem taşır.
Ancak, dünyekonomisinin, karşılaştırmalı üstünlük temeline dayalı üretim faaliyetlerini hızlandıran ve özendiren küresel bir zemine oturmasının bir sonucu olarak, menşe kurallarının önemi hızlartmaktadır. Günümüzde çok az eşya, üretim sürecinin başından sonunkadar tek bir ülkede üretilmektedir. Dolayısıylürünlerin menşeinin belirlenmesi, farklılaşmış menşe kuralı uygulamalarının varlığı yüzünden gittikçe dahkarmaşık ve zahmetli bir iş haline gelmektedir.
üzerinde anlaşılan uluslararası bir tanım olmamasınrağmen menşe”, bir eşyanın ekonomik milliyeti” olarak ta.

Eşyanın menşei kavramı;

- gümrük vergilerinin hesaplanması,
- kotve anti-damping önlemleri benzeri araçların uygulanmasının takibi vasıtasıyldış ticaretin kontrol edilmesi ve dış ticaret istatistiklerinin derlenmesi amaçlarıyla kullanılmaktadır.

Menşe kuralları”

- 18 Mayıs 1973 tarihinde Japonyanın Kyoto şehrinde imzalanan ve kısacKyoto Sözleşmesi” olarak adlandırılan ve Türkiyenin taraf olmasınilişkin yasal iç süreç tamamlanmaşamasıngelen Gümrük İşlemlerinin Basitleştirilmesine ve UyumlaştırılmasınDair Uluslararası Sözleşme”de, ulusal mevzuat veyuluslararası anlaşmalarlbelirlenmiş ilkelerden hareketle geliştirilmiş ve bir ülke tarafından eşyanın menşeini tespit etmek amacıyla kullanılan belirli hükümler” ve GATT (General Agreement on Tariffs and Trade Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması) çerçevesinde 1994 yılındsoneren Uruguay Round – çok Taraflı Ticaret Müzakereleri sonundkabul edilen anlaşmalardan bir tanesi olan ve Türkiyenin de taraf olduğu Menşe Kuralları Anlaşması”nda, tarife tercihlerinin verilmesine yol açan akdi ve otonom ticaret rejimleriyle ilgili olmaması koşuluyla, üyeler tarafından malların menşe ülkesinin tespit edilmesi için uygulanan yasa, yönetmelik ve genel uygulamayilişkin idari önlemler olarak tanımlanmaktadır.

Bir ülkenin üçüncü ülkelere karşı uyguladığı menşe kuralları tercihli ydtercihsiz menşe ilkesine dayanabilir.

2- Tercihsiz Menşe Tercihsiz menşe kuralları”, En çok kayrılan ülke kuralı uyarıncDünyTicaret örgütü (DTö) üyesi ülkelere tavizli vergi uygulanabilmesi için esas alınan menşe kurallarıdır”. Diğer bir deyişle, tespit edilen kurallaruyan ve DTö üyesi bir ülkeden gelen eşyiçin, ülke ayrımı yapılmaksızın tavizli vergi oranı uygulanmaktadır.
Ancak bu tanım, örneğin Türkiyenin DTö üyesi her ülkeye tercihli vergi uygulayacağı anlamıngelmemektedir. çünkü tanımdkullanılan tavizli vergi oranı” kavramı, Türkiyenin sahip olduğu tercihli rejim esnasınduygulanacak tavizli vergiyle aynı anlamgelmemekte olup, DTö bağlamınddeğerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyltercihsiz menşe kuralları, aradherhangi bir özel anlaşmbulunmayan tüm ülkeler menşeli eşyiçin geçerlidir ve bu hallerde, bilinen anlamıyltercihli vergi oranı uygulanmamaktadır.
GATT Uruguay Round Müzakereleri sonundimzalanan Menşe Kuralları Anlaşmasındmenşe kuralları, üyeler tarafından eşyanın menşe ülkesinin tespit edilmesi için uygulanan yasa, yönetmelik ve genel uygulamayilişkin idari önlemler” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımda, tarife tercihlerinin verilmesine neden olan tercihli ve otonom düzenlemeler dışarıdbırakılmaktadır.
Bu Anlaşmayla, menşe kurallarının uyumlaştırılması ile ticaretin engellenmesinin önlemesi amaçlanmıştır. Bu amaculaşmak için bir çalışmprogramı yapılmış ve kuralların uyumlaştırılması sürecinin Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde tamamlanması öngörülmüştür. Ancak UyumlaştırmçalışmProgramı olarak adlandırılan çalışmalar için üç yıl yeterli olmamış, tamamlanmiçin öngörülen tarih DTö tarafından Kasım 1999 olarak açıklanmış olmaklbirlikte, çalışmalar halen devam etmektedir.
Bu Anlaşmçerçevesinde, her üyenin katılımınaçık olan Menşe Kuralları Komitesi (DTö bünyesinde) ve Menşe Kuralları Teknik Komitesi (DünyGümrük örgütü bünyesinde) kurulmuştur. çalışmalar bu iki Komite tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmalara, ilgili kurum kuruluş ve sektör örgütleri ile işbirliği halinde Türkiye adınGümrük Müsteşarlığı tarafından dkatılım sağlanmaktadır.
çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak kurallar bütünü, DTö üyesi tüm ülkelerde olacağı gibi Türkiyede de tercihsiz ticaret kapsamınduygulanacaktır.
3- Tercihli Menşe;
Tercihli menşe kuralları ise, En çok kayrılan ülke” kuralından bir sapma olarak, bazı ülke veyülke gruplarıntanınan özel uygulamalarimkan veren ve esasları özel anlaşmalarlbelirlenen kurallardır.
Aralarındikili veya çoklu tercihli düzenleme bulunan ülkeler, ürettikleri ürünleri birbirlerinden ithal ederlerken, bu ürünleri üçüncü ülke ürünlerinden, özel menşe kuralları ile ayırt ederler. Yani tavizli vergi uygulaması talep eden ithalatçının ithal etmek istediği eşyanın, tercihli menşe kuralları tabir edilen bu özel kuralları karşılaması gerekir. Dünyada pek çok uygulaması bulunan tercihli kurallara, ticaret politikası aracı olarak başvurulduğu da olmaktadır.
Türkiyenin tercihli ticaret politikası esasen, AvrupTopluluğuyl(AT) arasındmevcut olan Gümrük Birliğinin bir gerekliliği olarak ortayçıkmıştır. Gümrük Birliği, 1963 yılındimzalanan, Türkiye ile AT arasındbir ortaklık kuran ve nihai olarak Türkiyenin ATye tam entegrasyonunu (diğer bir deyişle tam üyeliğini) öngören Ankara Anlaşmasına göre Son Dönemi oluşturmaktadır. Son Döneme, Türkiye ile AT arasındaki en önemli ortaklık organı olan Ortaklık Konseyinin, 6 Mart 1995 tarihli ve 1/95 sayılı Kararındayanılarak girilmiştir. Tarafların ortaklaşaldıkları ve Gümrük Birliği Kararı olarak dadlandırılan bu kararla, sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri açısından Türkiye ile AT arasında, 31 Aralık 1995 tarihinden itibaren Gümrük Birliği oluşturulmuştur.
Türkiye ile AT arasındaki tarım ürünleri ve demir-çelik ürünleri ticaretiyse Serbest Ticaret Alanı hükümlerine dayanmaktadır: Türkiye ile AT arasındaki tarım ürünleri ticareti, Türkiye-AT Ortaklık Konseyinin 25 Şubat 1998 tarihli ve 1/98 sayılı Kararı çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Türkiye ile AT arasındaki demir-çelik ürünleri ticaretiyse, Türkiye ile AvrupKömür ve çelik Topluluğu (AKçT) arasınd25 Temmuz 1996 tarihinde imzalanan, 1 Ağustos 1996 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ve AKçT Antlaşmasının 23 Temmuz 2002 tarihinde sonermesiyle AT tarafından üstlenilen Serbest Ticaret Anlaşması (STA) hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.
1/95 sayılı OKKnın 16. maddesine göre Türkiye, bu Kararın yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde, ticaret politikasını Topluluğun ticaret politikasıyluyumlu hale getirmek amacıyla, Topluluğun tercihli gümrük rejimine aşamalı olarak uyum sağlayacaktır. Bu uyum hem otonom rejimleri hem de üçüncü ülkelerle tercihli anlaşmaları kapsayacaktır. Bu amaçla, Türkiye gerekli önlemleri alacak ve ilgili ülkelerle karşılıklı çıkar temeline dayanan anlaşmalar müzakere edecektir. Ortaklık Konseyi, kaydedilen gelişmeleri düzenli olarak gözden geçirecektir. Bu tarife tercihlerinin tanınması, ürünlerin menşeine ilişkin hükümlerin Topluluk tarafından verilen tercihleri düzenleyen hükümlerle uyumlu olması şartınbağlıdır.
Gümrük Birliği ile Serbest Ticaret Alanı arasındçok temel ve önemli bir farklılık bulunmaktadır: Bir ST sonucundiki yada daha fazla ülke arasında oluşturulan Serbest Ticaret Alanında, taraflar birbirlerine karşı sıfır vergi yada tercihli vergi oranları üzerinden çok düşük vergi hadleri uygularken, üçüncü ülkelere karşı kendi belirledikleri vergi oranlarını uygulamakta serbesttirler. Yani anlaşmaya taraf ülkelerin, aynı eşya için üçüncü ülkelere uyguladıkları vergi oranları farklılık arz edebilir.
Oysaki Gümrük Birliğinde böyle bir durum sözkonusu değildir: Gümrük Birliğine taraf ülkeler birbirlerine karşı tüm gümrük vergilerini sıfırlamakla kalmaz; aynı zamanda üçüncü ülkelere karşı da ortak bir gümrük tarifesi ve ortak ticaret politikası önlemleri uygular. Gümrük Birliğinin özü budur.
Bu farklılık nedeniyle, STAlar menşe temeline dayanırken, Gümrük Birliği ortak gümrük tarifesi ve ortak ticaret politikası önlemlerine, dolayısıylserbest dolaşım ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke gereğince, gümrük vergileri tahsil edilmek suretiyle ithalat işlemleri tamamlanan tüm sanayi ve işlenmiş tarım ürünleri, Türkiye ile AT arasındserbest dolaşımkonu olmaktadır. Bu durum, tarafların üçüncü ülkelerle mevcut olan tercihli ticaret rejimlerindeki farklılıklardan kaynaklanabilecek ticaret sapması olasılığını gündeme getirmiştir. Bu tür bir ticaret sapmasının engellenmesi amacıyla, 1/95 sayılı OKKnın 16. maddesi çerçevesinde Türkiye tercihli ticaret rejimini, 31 Aralık 2000 tarihine kadar aşamalı olarak Topluluğun tercihli ticaret rejimiyle uyumlu hale getirmek yükümlülüğünü üstlenmiştir.

Her tercihli rejimin kendine özgü menşeli ürün tanımı olabilmekle birlikte hepsinin uygulaması, belli temel koşullarbağlıdır. Kısaca, ürünün;

-anlaşma kapsamında olması,
-anlaşma uyarınca menşe statüsüne sahip veya menşe statüsünü kazanmış olması,
-menşe ispat belgesine sahip olması,
- nakliyatının doğrudan nakliyat kuralına uyularak gerçekleştirilmiş olması,
-girdi ithalatı sırasındödenen veyödenmesi gereken hiç bir verginin iadesinden veybir muafiyetten yararlanmamış olması gereklidir.

4- Türk Gümrük Mevzuatında Menşe Kuralları

Eşyanın tercihli olmayan menşei, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 17 nci maddesine göre,
a) İkili anlaşmalarve tek taraflı tanımaybağlı tercihli uygulamalar hariç olmak üzere, Türk Gümrük Tarifesinin uygulanması,
b) Eşya ticaretine ilişkin tarife önlemleri dışında, Bakanlar Kurulu Kararı ile oluşturulan önlemlerin uygulanması,
c) Menşe şahadetnamelerinin hazırlanması ve verilmesi amaçları ile Kanunun 18 il21 inci maddelerindeki hükümler çerçevesinde belirlenir.
4458 sayılı Gümrük Kanunundayanarak hazırlanan Gümrük Yönetmeliğinin 23 il33. maddelerinde (eski Gümrük Yönetmeliğinin 72 il85. maddeleri) tercihsiz menşe kurallarınilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
4458 sayılı Gümrük Kanunun 22 inci maddesi, Kanunun 15 inci maddesinde belirtilen tercihli tarife uygulamalarından yararlandırılmak istenen eşyanın tercihli menşe kurallarını; tercihli tarife uygulaması gerektiren anlaşmalar için bu anlaşmalar ile, Türkiye tarafından tek taraflı olarak bazı ülkelere tanınan tercihli tarifeler için Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceğini belirtmektedir.
Türkiyenin taraf olduğu tercihli rejimlerde menşe ispatı EUR.1 Dolaşım Sertifikası veyFaturBeyanı ile yapılmaktadır.

Bu alandayrıntılı bilgi;


Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik ( 21/2/1999 tarihli ve 23618 sayılı Resmi Gazete) (AKçT ile tercihli ticarette uygulanmaktadır.)
Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti HakkındYönetmelik (Konsolide Yönetmelik) ( 18/4/2003 tarihli ve 25083 sayılı Resmi Gazete) (Romanya, Bulgaristan ve EFTile tercihli ticarette uygulanmaktadır.)
Türkiye ile Avrupa Topluluğu Arasında Tarım ürünleri Ticaretine İlişkin Menşe İspat Belgeleri Yönetmeliği
Türkiye ile İsrail ArasındSerbest Ticaret Alanı Anlaşmasınİlişkin EUR.1 Dolaşım Sertifikaları Yönetmeliği
Türkiye Cumhuriyeti İle Makedonya Cumhuriyeti Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasınİlişkin EUR.1 Dolaşım Sertifikaları Yönetmeliği
Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasınİlişkin EUR.1 Dolaşım Sertifikaları Yönetmeliği
Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasınİlişkin EUR.1 Dolaşım Belgeleri Yönetmeliği
Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi Kapsamında Tercihli Rejimden Yararlanacak Eşyanın Menşeinin Tespitine İlişkin Karar
Türkiye Tarafından Tanınan Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi KapsamındYapılacak İhracattDüzenlenecek EUR.1 Dolaşım Sertifikası ve Fatura Beyanına İlişkin Yönetmelik düzenlemelerinden sağlanabilir.
Ayrıca, Türkiye veya AT de serbest dolaşımdbulunan eşyanın Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonu (PAMK) Sistemine dahil ülkelerden birine tercihli rejimden yararlanmak üzere ihraç edilebilmesi için düzenlenecek ve ilgili menşe kurallarının sağlandığını gösteren tedarikçi beyanınilişkin düzenlemeler için Türkiye ile AvrupTopluluğu ArasındSerbest DolaşımdBulunan Eşyanın Tercihli Menşe Statüsünün KanıtlanmasınDair Yönetmelik göz önünde bulundurulmalıdır.
PAMK Sistemi çerçevesindeki uygulamaların açıklanması amacıyla, Avrupa Menşe Kümülasyonu tebliğleri yayımlanmıştır:

TüRKİYENİN PAN-AVRUPA MENŞE KüMüLASYONU SİSTEMİNE KATILIMI HAKKINDGüMRüK GENEL TEBLİĞİ- SırNo: 1

PAN-AVRUPA MENŞE KüMüLASYONU SİSTEMİNİN UYGULANMASI HAKKINDGüMRüK GENEL TEBLİĞİ- SırNo:2

PAN-AVRUPA MENŞE KüMüLASYONU SİSTEMİNİN TüRKİYE İLE AVRUPTOPLULUĞU ARASINDAKİ TİCARETTE UYGULANMASI HAKKINDGüMRüK GENEL TEBLİĞİ- SırNo: 3

PAN-AVRUPA MENŞE KüMüLASYONU SİSTEMİNİN UYGULANMASI HAKKINDGüMRüK GENEL TEBLİĞİ- SırNo:4

5- Menşe Kümülasyonu Sistemi

Genel
Menşe kümülasyonu, aralarındbir Serbest Ticaret Alanı oluşturan bir anlaşmaytaraf olan ve/veybu tür anlaşmalardayanan bir sisteme dahil olan ülkelerin, birbirleri menşeli girdileri sınırsız ölçüde kullanmalarınolanak tanıyan bir sistemdir.
Aralarında ST bulunan ülkelerin ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla, menşe statüsü kazandırmkurallarına, menşe kümülasyonu ile esneklikler getirilebilmektedir. Kümülasyon olanağı genel olarak, anlaşmaya taraf ülkelerden biri menşeli ürünlerin diğer taraf menşe statüsünü kazanmaları için oradyeterli işleme tabi tutulmalarıngerek kalmamasıdır.
Menşe kümülasyonunun amacı
Menşe kümülasyonunun amacı, birbirlerine tercihli rejimler tanıyan ülkeler arasındaki ticaretin arttırılmasını sağlamaktır. Bu çerçevede, taraf ülkelerden biri menşeli girdi, diğer bir taraf ülkede yetersiz işçilik veyişlemlerin (parçaların basit montajı gibi, hiçbir şekilde menşe statüsü kazandırmayacak işlemler) ötesinde bir işçilik veyişlemden geçerse, o ülke menşeini kazanmış addedilir. Diğer bir deyişle, sözkonusu girdinin o ülkenin menşe statüsünü kazanabilmesi için yeterli işçilik veyişlemlere tabi tutulmasıngerek kalmamaktadır.
İkili kümülasyon
İkili kümülasyon, STAya yalnızca iki ülkenin taraf olduğu ve herhangi bir başkanlaşmanın sözkonusu kümülasyonlilişkilendirilmediği durumlardgeçerli olan kümülasyon türüdür. Diğer bir deyişle kümülasyon, yalnızcanlaşmaytaraf iki ülke arasındişler. Bu durumda, yalnızcSTAytaraf bir ülke menşeli girdiler, diğer taraf ülkede yetersiz işçilik veyişlemlerin ötesinde bir işçilik veyişlemden geçerlerse o ülkenin menşe statüsünü kazanabilirler.
Türkiye bu çerçevede İsrail, Makedonya, Hırvatistan ve Bosna-Hersekle ikili kümülasyon esasındayanan STAlar imzalamıştır.
Bu çerçevede ST kapsamında Türkiyeden İsraile, 8469 tarife pozisyonundsınıflandırılan büro makineleri, örnek olarak hesap makinesi ihracatı gerçekleştirilsin. Eşyanın imalatı esnasındTürkiye ve/veyİsrail menşeli girdiler kullanılmışsa, eşyTürkiye menşeini kazanır ve eşyayeşlik edecek EUR.1 Dolaşım Belgesi üzerine eşyanın menşe ülkesi olarak Türkiye yazılır.
Ancak, eşyanın imalatı esnasındüçüncü ülke (Türkiye ve İsrail hariç diğer ülkeler) menşeli girdiler kullanılırsa, eşyanın hangi ülke menşeli olduğunu belirleyebilmek için Menşe Protokolüne Ek IIde yeralan İmal Edilen ürünün Menşe Statüsü Kazanabilmesi İçin Menşeli Olmayan Girdilere Uygulanması Gerekli İşçilik veyİşlemler Listesi”ndeki ilgili menşe kuralının karşılanıp-karşılanmadığının kontrol edilmesi gerekir. İlgili menşe kuralı, kullanılan tüm girdilerin kıymetinin ürünün fabrikçıkış fiyatının % 40ını geçmeyen ithalat”tır.
örneğimizde, eşyanın imalatında 200 Euroluk Almanya menşeli girdi, 100 Euroluk İsviçre menşeli girdi, 500 Euroluk ve 50 Euroluk İsrail menşeli girdi kullanılsın. Nihai ürünün fabrikçıkış fiyatı 1000 Euro olsun. Bu bağlamda, eşyanın imalatındkullanılan üçüncü ülke (Almanyve İsviçre) menşeli girdilerin toplam kıymetinin 300 Euro ve nihai ürünün fabrikçıkış fiyatının % 40ının 400 Euro olması nedeniyle eşyTürk menşei kazanır ve bu yönde bir EUR.1 Dolaşım Belgesi düzenlenir.

çapraz kümülasyon

çapraz kümülasyon, ikiden fazlülkenin tek bir STAytaraf olduğu veyikili STAların birbirleriyle ilişkilendirildikleri yani birbirlerine bağlı oldukları durumlardgeçerli olan kümülasyon türüdür. Bu durumda, söz konusu STAya veysisteme taraf bir ülke menşeli girdiler, STAya veya sisteme taraf bir diğer ülkede yetersiz işçilik veyişlemlerin ötesinde bir işçilik veya işlemden geçerlerse o ülkenin menşe statüsünü kazanabilirler.
çapraz kümülasyona, bir sonraki bölümde ayrıntılarıylaçıklanacak olan PAMK Sistemi örnek olarak verilebilir. Türkiye de PAMK Sistemine dahildir.
örneğin, PAMK Sistemi çerçevesindeki STAları kapsamında, Bulgaristanda üretilen makine parçaları EUR.1 Dolaşım Belgesi eşliğinde Türkiyeye ihraç edilsin. Türkiyede parçaların basit montajı yapılsın ve eşyyine STçerçevesinde EUR.1 Dolaşım Belgesi eşliğinde Romanyayihraç edilsin. Türkiyede yapılan basit montaj işlemi, yetersiz işlem ve işçiliğin ötesinde değildir. DolayısıyleşyBulgaristan menşelidir ve eşyayeşlik edecek EUR.1 Dolaşım Belgesi üzerine eşyanın menşe ülkesi olarak Bulgaristan yazılır.
Bir başkörnek olarak, kıymeti 2000 Euro olan Alman menşeli demir parçalar, 1000 Euro olan İsviçre menşeli parçlevhalar, 800 Euro olan ABD menşeli tutkal ve vernik, 400 Euro olan İspanyol menşeli vidalar ve 300 Euro olan Fas menşeli kaplamkağıtları ilgili ülkelerden ithal edilmek suretiyle Türkiyede, 94. fasıldsınıflandırılan mobilyimal edilsin ve STçerçevesinde Romanyaya ihraç edilsin.
Nihai ürünün fabrikçıkış fiyatı 5000 Euro olsun. Ek IIde yeralan ilgili menşe kuralı kullanılan tüm girdilerin kıymetinin ürünün fabrikçıkış fiyatının % 40ını geçmeyen ithalat”tır. Bu bağlamda, eşyanın imalatındkullanılan üçüncü ülke (ABD ve Fas) menşeli girdilerin toplam kıymetinin 1100 Euro ve nihai ürünün fabrika çıkış fiyatının % 40ının 2000 Euro olması nedeniyle eşyTürk menşei kazanır ve bu yönde bir EUR.1 Dolaşım Belgesi düzenlenir.

Tam kümülasyon

Tam kümülasyon, iki yada daha fazla sayıda ülkenin tek bir STAya taraf olduğu veya ikili STAların birbirleriyle ilişkilendirildikleri yani birbirlerine bağlı oldukları durumlarda, herhangi bir eşyanın menşe statüsü kazanabilmesi için birden fazltaraf ülkede gerçekleştirilen işçilik veya işlemlerin bir arada değerlendirilmesine olanak veren kümülasyon türüdür.
Bu çerçevede, AT ve EFT(European Free Trade Association-AvrupSerbest Ticaret Birliği) arasında mevcut olan AvrupEkonomik Alanı (AEA) Anlaşmasıngöre, bir eşyanın AEmenşei kazanabilmesi için anlaşmaytaraf ülkelerin yalnızcbirinde değil, o eşyüzerinde işçilik veyişlem gerçekleştirilen tüm taraf ülkelerdeki işçilik veyişlemlerin hepsi bir aradmütalaedilir ve gerekli koşullar sağlanmışsa eşya AE menşeli kabul edilir. Türkiye, tam kümülasyonu öngören herhangi bir anlaşmaya veya sisteme dahil değildir.
örneğin ABD menşeli pamuk ipliğinin ATde eğirme işlemine tabi tutularak iplik haline getirildiğini, buradan Norveçe ihraç edildiğini ve Norveçte kumaş imal edildiğini düşünelim. AEAnın tekstile ilişkin menşe kurallarıngöre, eşyanın menşe kazanması için üçüncü ülke menşeli girdilerin ikili transformasyontabi tutulması gerekmektedir. Tam kümülasyondNorveçte ve ATde yapılan işlemlerin birlikte değerlendirilmesine izin verilir. Bungöre kumaş AEmenşeli olarak kabul edilir ve AEAya dahil olan herhangi bir ülkeye ihracatı esnasındtercihli rejimden faydalanabilir.

Pan-Avrupa Menşe Kümülasyon Sistemi

PAMK Sistemi AT, EFTA, Ortve Doğu Avrupa ülkeleri (ODAü) ve Türkiye arasındmevcut olan STAlardayanan bir çapraz menşe kümülasyon sistemidir.
AT Konseyi, tercihli menşe kuralları benzeri düzenlemelerin STAların yürütülmesinde önemli rol oynadığının ve taraflar arasındaki ticari ve sınai ilişkilerin boyutunun etkin bir göstergesi olduğunun önemini vurgulayarak; Avrupadkümülasyon olanakları geliştirilmiş ve uyumlaştırılması tamamlanmış menşe kuralları vasıtasıylAT, EFTA, CEFT(Central European Free Trade Agreement-OrtAvrupSerbest Ticaret Anlaşması) gibi ticaret bölgelerinin dahileri düzeyde entegrasyonunun sağlanması için çalışmalarhız vermiştir. Bu girişimin temel nedeni, eşyanın serbest dolaşımını engelleyen ve uygulamadçeşitli sorunlarneden olan farklı menşe kurallarının ortadan kaldırılmasıdır.
STAlar, taraf ülkelerden biri menşeli eşyaya, diğer taraf ülke pazarıntercihli vergi oranları üzerinden girme olanağı sağlar. Menşe statüsünün tespit edilmesi için gerekli olan kıstaslarsa, ilgili anlaşmanın müzakereleri esnasında belirlenir ve anlaşmadan analaşmaya farklılıklar gösterebilir. Başkbir ifadeyle, bir anlaşmaygöre menşeli sayılan bir ürün, başka bir anlaşmaya göre menşeli olarak değil de üçüncü ülke menşeli olarak kabul edilebilir ve anılan eşyaytercihli vergi oranı uygulanmayabilir. Bu nedenle, Avrupadbirçok anlaşmanın imzalanmış olması ve bunların her birinin kendi menşe kurallarınsahip olması, Avrupanın menşe bloklarına bölünmesi ve malların serbestçe akışının engellenmesi olarak değerlendirilmiş ve AT yetkililerini harekete geçiren temel güdü olmuştur.
AT Konseyi, 1993 – Kopenhag ve 1994 – Essen zirvelerinde alınan kararlar doğrultusunda, tüm Avrupülkelerini içine alacak ve bu ülkeler menşeli eşyanın kümülasyonunolanak tanıyacak bir sistemin kurulması yönünde gerekli çalışmaları başlatmıştır. Ortaklık ilişkisinde bulunulan ülkelerin, üyelik için gereken ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmelerini kolaylaştırmak ve Avrupa Anlaşmalarının tüm potansiyelini kullanabilmek amacıylPan-AvrupModeli” adı altındyürütülen bu çalışmalardaki en önemli amaç, Avrupa pazarının bölünmüşlüğünün ortadan kaldırılmasıdır.

Bu çerçevede, üç aşamalı bir model öngörülmüştür:


- İlk aşamada, çapraz kümülasyonun AT ülkeleri ile tüm ODAüyü kapsayacak şekilde genişletilmesi amaçlanmıştır. Bunun için, öncelikle Polonya, çek Cumhuriyeti, Slovakyve Macaristanl(Visegrad ülkeleri) mevcut AvrupAnlaşmalarının menşeyle ilgili bölümlerinin güncelleştirilmesi ve uygulamanın basitleştirilmesi, Bulgaristan ve Romanyanın dsisteme dahil edilmesi ile İsviçreyle tam kümülasyonun sağlanması amaçlanmıştır.
- İkinci aşamada, EFTülkelerinin de sisteme dahil edilmesi amacıyla AT/EFT grubu ile ODAü arasındçapraz kümülasyonun oluşturulması ve no-drawback” (geri ödemenin yasaklanması) kuralının ilgili tüm anlaşmalardyeralmasının sağlanması hedeflenmiştir.
- Son aşamadaysa, tüm taraflar arasında tam kümülasyonun başlatılması planlanmıştır. AT, EFTve ODAü arasındekonomik işbirliğini güçlendirecek bu stratejinin uygulanması, ilgili ülkelerin tek bir sistem üzerinde mutabakatvarmalarına, aralarındaki bütün anlaşmaları tamamlamalarınve bu anlaşmalardmenşe statüsünün tespit edilmesine yönelik olarak aynı kurallaryer vermelerine bağlıydı. Bu çerçevede, AvrupadSTAlarlbirbirine bağlanmış ülkeler arasındçapraz kümülasyon mekanizmasının oluşturulmasını amaçlayan ve PAMK Sistemi” olarak adlandırılan sözkonusu sistem, ATnin öncülüğünde 1 Temmuz 1997 tarihinde kurulmuştur. Günümüze dek, yukarıdbelirtilen aşamalardan ilk ikisi, İsviçreyle tam kümülasyonun sağlanması haricinde, yaşamgeçirilmiş bulunmaktadır.
Bu sistemin oluşturulmnedenini bir örnekle açıklayalım: Sistem öncesinde, otomobil sektörü Avrupadmevcut tercihli ticaret anlaşmalarının avantajlarından yararlanmaktçeşitli güçlükler içindeydi. Otomobillerin yarı-dayanıksız (semi-perishable) doğası gereği, gerek üretim süreci gerekse satış sonrası parçdeğişiklikleri bakımından yerel distribütörlere büyük ölçüde bağımlı olunmasınrağmen, distribütörler AT, ODAü, EFTüçgenine, bu bölgeler arasındaki farklı menşe kuralları yüzünden tek bir tavizli pazar gözüyle bakamıyorlar, işlerini tüm bu alanı göz önünde tutarak planlayamıyorlardı. Bu nedenle, geniş üretim kapasitesinin yaratacağı ölçek ekonomilerinden yararlanamıyorlardı. PAMK Sisteminin bu tür olumsuzlukları ortadan kaldırmak üzere oluşturulduğu söylenebilir.
Yani, bir Alman otomobil üreticisi, Bulgar çeliğini AT menşeli imiş gibi kullanabilmekte ve bu durum otomobilin Bulgaristan tercihli rejimle ihracatını engellememektedir. Basitleştirirsek, AT, Romen, Bulgar ve Japon menşeli girdilerin Romanyadmonte edilmesiyle entegre devreler üretildiğinde, AT, Romen ve Bulgar girdileri ‘kümülasyon bölgesi menşeli kabul edilir ve menşe tespit edilirken bu girdilerin kıymeti ve Romanyadyaratılan katmdeğer toplanıp birlikte hesabalınır, diğer bir deyişle kümüle edilir. Entegre devrenin menşe kuralı, örneğin en çok %40 üçüncü ülke menşeli girdi kıymeti / fiyat ise, Japon girdisinin kıymeti ürünün fabrikçıkış fiyatının %40ını aşmamalıdır. Böylece devreler sistem ülkelerine ithal edilirken tercihli rejime tabi olabilirler.
PAMK Sisteminden AT ve EFT pazarına ODAüden ürün girişinin artmasıylbirlikte ODAünün ihracatının teşvik edilmesi; AT, EFTve ODAü arasındaki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi; üretim aşamasındkullanılacak kaynakların genişletilmesi ve üreticilerin işlerini tüm Avrupayı kapsayacak şekilde planlamasınolanak vererek ölçek ekonomilerine ulaşılması gibi yararlar beklenmektedir.
öte yandan AT, PAMK Sisteminin Topluluktaki istihdam düzeyinin olumsuz etkilenmesi, üçüncü ülke menşeli girdilerin menşe statüsü kazanmolanaklarının artması nedeniyle AT pazarının zarar görmesi, ODAüde dikey bütünleşmenin dahaz teşvik edilmesi ve Kombine Nomanklatürün (Topluluk Gümrük Tarifesi) ihlal edilmesi gibi olumsuz etkiler yaratabileceğini de öngörmüştür.
PAMK Sistemine günümüzde İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İrlandCumhuriyeti, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Polonya, çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Slovenya, Litvanya, Letonya, Estonya, Malta, Kıbrıs Rum Kesimi (AT ülkeleri), İsviçre, Liechtenstein, Norveç, İzland(EFTülkeleri), Bulgaristan, Romanyve Türkiye olmak üzere 32 ülke dahil bulunmaktadır. AyrıcFaroe Adalarının dsisteme dahil edilmesi Kabul edilmiş olup, Hırvatistanın ddahil edilmesi gündemdedir.

Türkiye ve PAMK Sistemi

Türkiyenin AT ile 31 Aralık 1995 tarihi itibarıyloluşturduğu Gümrük Birliği, tarafların gümrük alanlarının karşılıklı olarak tanınması suretiyle, gelecekteki ‘tek gümrük alanının yaratılması için bir adım niteliğindedir. Türkiye-AT Ortaklık Konseyinin Gümrük Birliğini kuran 1/95 sayılı Kararının 16 ncı maddesi, Türkiyenin AT ticaret politikası önlemlerine uyum sağlayacağını, 28 inci maddesi de ATnin tüm gümrük mevzuatını benimseyeceğini düzenler. Türkiyenin bu bağlamdAvrupadakdettiği ikili serbest ticaret anlaşmalarının menşe kuralları, PAMK kurallarıdır.
Türkiyenin PAMK Sistemine katılımı konusund38 inci Ortaklık Konseyinde varılan mutabakat uyarınca, AT ile diğer sistem ülkeleri arasındvar olan ortaklık anlaşmalarındaki kümülasyon hükümleri, Türkiyeyi de kapsayacak şekilde 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde değiştirilmiştir.
Değişiklik kararlarıngöre Türkiye, 1 Ocak 1999 tarihi itibarıyltamamlanmış serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde, Türkiye ile AT arasındaki tercihli tarım ürünleri ticareti hariç olmak üzere, çapraz kümülasyon olanağından yararlanmaktadır.
Böylece, örneğin bir AT yatırımcısının, ODAü ve Türk menşeli girdilerden ürettiği bir elektronik eşyayı bir EFTülkesine tercihli rejimle ihracı sırasında, ürünün Türk menşeli girdileri içermesi hiç bir sorun yaratmayacaktır. Bu olanağın olmadığı bir durumdise, Türkiyede önemli ölçüde AT menşeli girdi ydhammaddelere bağımlı endüstrilerin ürünleri, Türkiyede menşe statüsü kazanmadan (gerekli eşiği aşacak katmdeğer yaratılmadan) EFTydODAü pazarıntercihli rejimden yararlanarak giremeyecektir.
Ancak, sistemin kuralları üzerinde sürekli bir gözden geçirme çalışması söz konusudur. Bungöre değiştirilmesine karar verilen ilke yada kural paketleri yıldan yılanlaşmaların menşe protokollerine yansıtılmaktadır. Bu değişiklik kararlarının Türkiyede uygulanmaları, Bakanlar Kurulunca uygun bulunmalarınve Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti HakkındYönetmelikte gerekli değişikliğin Resmi Gazetede yayımlanmasına bağlıdır.
Türkiyenin PAMK sistemi içinde yer alması, Avrupkıtası gereksinimlerini karşılamak konusundönde gelen üretim merkezlerinden biri olma yolunda Türk sanayiine önemli bir fırsat vermektedir.
Şu aşamada, Türk tarım ürünleri sadece diğer sistem ülkelerinde kümüle edilebilmektedir. Aynı şekilde, AT tarım ürünleri de Türkiyede kümüle edilememektedir.
öte yandan, Akdeniz bölgesi ülkelerinin ikili anlaşmalarını tamamlamalarıylbirlikte, 2010 yılındPan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonu (PAAMK) Sisteminin oluşturulması beklenmektedir. Türk yatırımcısının uzun vadeli hedefleri açısından, geleceğe yönelik öngürü ve planlarında bu durum da değerlendirilmelidir.

Türkiyenin serbest ticaret anlaşmalarınilişkin son durumu

Kaynak : T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Web Sitesi

Kaynak: Denizli Sanayi Odası


İhracat Hizmetleri


  • info@ihracathizmetleri.com" mail adresinden bize ulaşabilir,
    Soru ve görüşlerinizi bize iletmek veya bilgi almak için Lütfen bize 0212 551 34 44 no'lu telefondan ulaşınız !


Global İhracathizmetleri.com , İŞGED Üyesi ve İŞGED İhracat danışmanıdır.

Bunlar ve aklınızdan geçen başka soruların cevapları ile farkında olduğunuz veya hiç düşünmediğiniz ihracata başlama nedenlerini arayın biz size sunalım.