İnternetle Pazarlama Hizmetleri

 İnternette Pazarlama, çağımızın sunduğu imkanların en iyisi, İnternette Pazarlama yapmayı düşünmeyenler belki yıllar sonra, düşünecek iş bulamayacaklar.

 Çünkü internet, üretici ile son müşteri arasındaki unsurları kaldırıyor.

 Bunula beraber İnternette Pazarlama teknikleri çok fazla olmakla beraber, internetten müşteri bulmaya odaklı yapılacak çalışmalarla klasik yöntemlere göre çok daha az maliyetle müşteri bulunabilmektedir.

 Sizinle yapacağımız bir yıllık anlaşma ile, göreceksiniz, çok daha fazlasını  kazanacaksınız.

Kural 1: Ne İstediğinizi Bilin.
Kime? Neyi? Nasıl? Satacağınızı kafanızda önceden kurgulamış olun.

Kural 2: Ne Satın Aldığınızı Bilin.
Eğer bilişimci veya bu işlerden anlayan bir değilseniz muhakkak paket e-ticaret ürünlerini tercih edin. Paket ürünler size daha kaparo bile vermeden ne satın aldığınızı bilme imkanı veren, bitmiş, deneyebileceğiniz, demo görebileceğiniz, hatta bazı durumlarda belli bir süre kullanabileceğiniz ürünlerdir. Fiyatları daha ucuzdur ve çok insan tarafından kullanıldıklarından program hatalarına pek rastlanmaz. Paket ürünlerin karşıtı ise Proje ürünleridir. Proje ürünleri sizin için özel olarak hazırlanacak (gelecek zaman) ürünlerdir. Eğer çok spesifik iş akışlarınız vb. yok ise zaten projelerden uzak durun. Spesifik ihtiyaçlarınız var ve mutlaka kendi projenizin yapılması gerekiyor ise proje ürünlerine yönelebilirsiniz. Ancak bunu yapmadan önce Kural 3’ü okuyunuz.

Kural 3: Kimden Satın Aldığınızı Bilin.
Bir proje çalışması genellikle eş dost vasıtası ile bulunmuş bir proje firması ile masaya oturmakla başlar. Tavsiye tabii ki önemlidir. Ancak firmanın tavsiye edene yaptığı iş ile sizin istediğiniz iş bir birine benziyor ise. Aksi halde birbirine olmadık ilaçları tavsiye eden yaşlılara dönersiniz. Masaya oturduğunuzda karşınızda bir programcı vardır. Onun karşısında ise siz, yani bir tüccar. Eh aynı dili konuşmadığınız malum. Siz ne istediğinizi anlatmaya çalışır, o da anlamaya çalışırken siz de onun anlattıklarını anlamaya çalışmaktasınızdır. Genelde sonuç proje için anlaşılsın, anlaşılmasın iki tarafın da masadan genel bir tatminsizlik duygusu içerisinde kalkmasıdır. Kural 2’de de belirttiğim üzere bu işlerden anlamıyorsanız sahne kesinlikle budur ve sahne bu olacak ise ne yapıp edin, lütfen sizi temsilen bir bilişimciyi bu toplantıda bulundurun. Ancak bu bilişimci işi kapmaya ya da arkadaşına paslamaya çalışan biri, ya da Bay Negatif, veya bilgisayarda pek başarılı oyun oynadığınızı gördüğünüz ve aslında bu işlerden zerre kadar anlamayan ergenlik sivilceli yeğeniniz olmasın. Güveninizi hak eden, ruhen, psikolojik, ahlaki ve teknik açıdan sağlıklı ve yeterli birisi olsun.

Kural 4: Cimri olmayın.
Herkes otomobil alırken ne marka otomobil aldığına, bu otomobilin marka ve niteliklerine dikkat eder. Kimse bir Anadol ile Mercedes için eh o da otomobil bu da otomobil diyerek ucuz olanı almaz. Çünkü ikisinin ürün adının “otomobil” olmasına karşın ikisinin de “aynı otomobil” olmadığını gayet iyi bilir. Anadol alanlar bu otomobili bilinçli bir tercihle alırlar ve nasıl bir araba aldıklarını da bilirler. Siz de eğer bir e-ticaret ürünü satın alacaksanız ve tek seçim kriteriniz fiyat ise baştan “Anadol”a bineceğinizi kabul etmelisiniz. Türkiye’de her işte olduğu gibi programlama işinde de bir çok  -guya- uzman ortalıkta dolaşmaktadır. Bu –güya uzmanlara- üç kuruşa iş yaptıracağım derken ya verdiğiniz kaparodan da olacaksınız ya da elinize hiçbir şeye benzemez “bir şey” geçecektir. (Bkz. Dimyat ve Pirinç maddesi) Karşınıza gelip değerinin çok altına ürün satmaya çalışanların size ya kötü bir ürün, ya da kötü bir hizmet satmaya çalışıyor olmaları son derece olasıdır. Tabii burada şuna da dikkat çekmek gerekiyor ucuz et ve yahnisinden kaçarken hem pahalı hem de berbat bir yahni yemekten de kendinizi korumalısınız. Yani her pahalı ürün de iyi üründür gibi bir kural yok. Evet sonuç olarak cimri olmayın, ne satın aldığınızı bilin ve bunun bedelini de ödemeye hazır olun.

Kural 5: Satın aldığınız şeyin sahibi olduğunuza emin olun.
Piyasada birçok e-ticaret ürünü satılmaktadır. Ancak bunların büyük bir bölümü birileri için yapılmış projenin size de kullandırılmasından oluşmaktadır. Dikkat : Yani aslında bir şey satın aldığınızı zannetmekte ama aslında belli bir süre için belli bir sistemi kullanma hakkını almaktasınızdır. Satın aldığınız ürünün size ait olup olmadığını anlamak için satıcıya dört basit soru sormalısınız.
1) Programı bana verecek misiniz?
2) Sistemi kendi sunucumda kullanabilir miyim?
3) Bana özel bir tasarım kullanabilir miyim?
4) Sistemi tam anlamı ile ben yönetebilecek miyim?

Bu dört sorunun dördüne de eksiksiz evet cevabı almalı ve uygulamada da bu evet’lerin gerçek olduğunu görmelisiniz. Aksi takdirde bir şey satın almakta olmadığınızı, bir şey kiraladığınızı bilmelisiniz.

Sonuç: Ancak Doğru Araçlar ile kazanabilirsiniz.


kaynak:www.kobifinans.com.tr
Global İhracathizmetleri.com , İŞGED Üyesi ve İŞGED İhracat danışmanıdır.

Bunlar ve aklınızdan geçen başka soruların cevapları ile farkında olduğunuz veya hiç düşünmediğiniz ihracata başlama nedenlerini arayın biz size sunalım.